 |
| ::: FİZİK TEDAVİ |
| |
 |
Hastaların çeşitli elektrik akımlarıyla sıcak veya soğukla , masajla, egsersizlerle ya da çeşitli ışınlarla tedavisidir.. fizik tedavi halk arasında ilk çağlardan beri kullanılan en basit tedavi şeklidir. güneş ışığının ve doğal sıcak su kaynaklarının etkilerinden yararlanılmıştır. Daha sonra fiziksel ajanların tıp alanında kullanılmasıyla fizik tedavi gelişmiş teknolojiden de faydalanılarak bugünkü konuma gelmiştir. Fizik tedavi profilaktik olarak, doğrudan tedavi amacıyla veya yapılan tedaviye destek amacıyla kullanılabilir. |
|
| |
Sıcak uygulamasının fizyolojik etkileri |
Isının direkt etkileri ile kapiller ve arteriollerde vazodilatasyon oluşur. Lokal vazodilatasyon, lokal- kısmen genel- metabolizmayı ve kan akımını artırır. Isı ve metabolizma artışı o bölgede oksijen üketimini de artırır. Yeterli oksijenasyonun olmaması ortamdaki karbndioksit ve laktik asit miktarını artırır. Bu metabolitler prekapiller sfinkterleri açarak dokuların kanlanmasına yardımcı olur. Kan akımı artınca kapiller basıçta artar. Kapiler aralıktan doku aralıklarına sıvı geçişi olur. Bu biriken sıvı lenfatik akımla uzaklaştırılr. Dokulara kan akışının artması hasarlı dokulara bol kan hükreleri gelmesine, metabolik ürünlerin ortamdan uzaklaşmasına, artan fagositos ile kronik iltihabi doku artıklarının ortamdan temizlenmesine, artan okzijenasyon ile tamir işlemlerinin kolaylaşmasına yol açar.Metabolizmanın artması ile fagositos ve enzimatik reaksiyonlar aktive olur. Hasarlı dokularda yenilenme artar. Enzimatik reaksiyonlar 38-39 de en fazladır . Bundan sonra kollajenaz aktivitesi başta olmak üzere enzimatik aktiviteler azalmaya başlar. Daha üksek ısılarda proteinmatriksi harap olur.
Isı kollajen liflerinin uzayabilme yeteneğini artırır. Kollajenin uzayabilme yeteneği 45 derecedekinden 5 kat daha fazladır.
Işı kas spazmı sonucu ağrı ile birlikte gelişen lokal iskeminin düzelmesini sağlar ve kas spazmını azaltır. Sıcak, akut inflamasyonu şiddetlendirirken, kronik inflamasyonu hafifletir.
Bir extremiteye sıcak uygulandığında karşı extremitede vazodilatasyon olduğunun saptanması ilginç bir bulgudur.. bu durum bazı durumlarda terapötik yardım sağlayabilir.
Sıcak uygularken istenilen sonuca ulaşmak için dokuda ısının 40-45 derce olmasını sağlamak gerekir. Bu ısının dokuda tercihen birden yükselip belirli bir süre bu dokuda tutulması ve uzun zaman dilimi içinde azalması tercih edilir.
Post operatif olarak ödem oluşumunu azaltmak için, ilk gün soğuk uygulaması önerilir. 2. gün tercihen hiçbir uygulama yapılmaz.3. günden sonra sıcak uygulamasıyla bölgede toplanan iltihabi birikintinin rezorbe olmasını sağlamaya çalışırız. 3. günden sonra sıcak uygulaması zorunlu değildir.
Sıcak uygulanan bölgedeki ısının çabuk yükselmesi, yavaş düşmesi hedeflenir. Bu nedenle uygulama sonrası hasta soğuğa çıkmamalıdır. Çıkacaksa da bölgeyi korumalıdır.
Biliçli tedavi yapılmadan kronik hale getirilen (akut formda antibiyotik ile kronikleştirilen ) apselerde sıcak uygulaması yapılır. Kronik apse, sıcak uygulamasıyla ya rezorbe olur ya da akut forma dönüşür. Akut forma geçince apse direnajı yapılıp odak tedavi edilir.
Sıcak uygulama yöntemleri
Yüzeysel ısı veren yöntemler
Elektirikli ısıtıcılar
Sıcak su torbaları
Parafin banyosu
Fluido terapi
Hidro terapi
Nemli hava
Derin dokulara ısı veren yöntemler ( sırasıyla derinlik artar)
Infraruj lamba
Mikro dalga
Kısa dalga diatermi
Ultrason
Fabrikasyon hazırlana sıcak su torbalarının içinde özel maddeler vardır. Sıcak su ( yaklaşık 80 derece ) dolu kabın içinde batırılan paketçikler nemli bir havlu ile sarılarak uygulanır. 5 dakika içinde ilk başta yüksek derecede olan sıcaklık vücut sıcaklığına iner.
Parafin banyo ve diğerleri extremiteler için kullanılır. Parafin 55–60 derecelik sıcaklıkta ve eriyik haldedir.
Hidroterapide ısınma sıcak ve ılık su ile sağlanır. En çok 36–43 derece arasındaki ısı kullanılır. Girdaplı banyo olarak da bilinir.
İnfraruj lamba tekniğinde, ışınlama ve ışık enerjisinin, deride ısı enerjisine dönüşmesi ile etki elde edilmektedir. 400–15000 nanometre (görünen + Kızılötesi ışın ) arasında dalga boyundaki ışınlar vücut tarafından absorbe edilir ve enerji ısı enerjisine dönüşür. Bu özelliğinden dolayı yüzeysel bir ısıtıcı olarak kullanılmaktadır. ( yaklaşık 1–2 cm derinliğe ulaşır.) derin dokularda etkisi oldukça azdır. Tme problemi olan hastalarda, kas spazmının çözünmesinde, organize olmuş apselerin yumuşatılmasında kullanılır. Eklem bölgesi uygulamalarında kulak zarının zara görmemesi için kulak bir pamukla kapatılır. Yine çevre dokularda bir zarar oluşturmamak için, çevre dokular bir kompresle kapatılmalıdır. Uygulama süreleri giderek artan sürelerle 10–12 dakikaya çıkarılabilir. infraruj lamba dokuya yaklaşık 50 cm uzakta tutulmalıdır.
Daha yoğun sorunlar varsa kısa dalga diatermi (27,12 MHZ) kullanılır. Kısa dalga diatermi ile çalışırken bölgede metal olan herhangi bir materyal varsa çevre dokulara zarar verebilir.
Bu dezavantaj ultrasonda söz konusu değildir. Ultrason cihazı yüksek frekanslı ( 1 veya 3 MHZ ) ses dalgaları üreten cihazlardır. Ultrason dalgaları m4ekanik nitelikte titreşimler olduklarından, katı ve sıvı ortamda yayılım gösterirler. Geçtikleri dokularda ya iletilirler, ya yansıtılırlar ya da dokulardan emilerek ısı enerjisine dönüşürler. Bu ısıya dönüşüm olayı tedavi amacıyla kullanımını sağlamaktadır. Özel cihazlar gerektirir. Dokularda seçici ısı uygulanabilir. Hem damar hem kas sistemi üzerinde etkisi vardır. Aleti cilt üzerine direkt uygulamada aradaki iletimi sağlamak için vazelin türü jeller kullanılır. Ultrason dış ortamdan izole olan sıvı oranı yüksek ( göz ve testis gibi ) organlarda uygulanmamalıdır.
Yüzeysel ısı uygulamalarında ve infraruj lambasında hasta ısıyı hisseder. Diğerlerinde hasta ısıyı fark etmez. Bu nedenle süre iyi ayarlanmalıdır.
Ultraviyole ile tedavi yöntemi çok fazla kullanılmaz. Daha çok inatçı osteomiyelit vakalarında kullanılır. UV ışınları bazı inatçı deri lezyonlarında kullanılmışlardır. Bugün için ameliyathane sterilizasyonu için kullanılır.
Soğuk uygulama üniteleri
Soğuk paketler
Baharlaşarak soğutan (vapocoolant) spreyler
Soğuk su
Kriyoterapi+kompresyon üniteleri
Kriyoterapi odaları
Soğuk uygulaması genellikle soğuk su ile yapılır. Bu da ya buzla karışık suyun içerisine çeşitli kompresleri batırarak ya da ağız içinde soğuk su gargaraları şeklinde uygulanır. Soğuk uygularken bazı kurallara dikkat etmek gerekir. Tedavi amacıyla kullanacağımız soğukluk derecesi 12–15 derece civarında ise idealdir. Daha şiddetli soğuklar uzun süreli kullanılırsa dokuda beslenme bozukluğu ve nekrozlar ortaya çıkar. Bu nedenle orta soğuklukta uygulama uzun süreli olarak daha iyi sonuç verir. Buz uygulaması gibi daha şiddetli uygulamalar. Uzun süreli değil belli aralıklarla yapılmalıdır. Birden bire şiddetli soğuk uygulandığında bu soğukluğu ortamdan uzaklaştırınca dokudaki kan dolaşımında ani bir değişiklik olur. Onun için uygulanan dokunun hastalıklı mı yoksa proflaksi amacıyla uygulanan bir doku mu olduğu ayırt edilmelidir. Sağlıklı dokuya buzlu su uygulandığında dokuda bir sorun çıkmamasına karşın iltihaplı dokuda sirkülasyon değişikliği sonucu ağrı vb belirtiler ortaya çıkabilir.
Sıcağın ve soğuğun hem benzer hem zıt etkileri vardır. Benzer etki olarak her ikisi de ağrıyı ortadan kaldırır. Mekanizmaları farklıdır. Soğuk doğrudan sinir üzerine anestezi etkisi yapar. Sıcakta ise kişinin ağrı eşiği yükselir. Hem sıcak hem soğuk kas spazmını çözmek gibi benzer etkiye sahiptir. Sıcak kollejen dokunun üzerinde etkili olup dokunun esneyip gevşemesini sağlar. Soğuk iletim sistemi üzerine etki yaparak dolaylı olarak kas spazmını çözer.
Soğuk ve sıcağın sirkülasyonda farklı etkileri vardır. Soğukta damarda büzülme sirkülasyonda yavaşlama söz konusuyken, sıcakta tam tersidir. Buna bağlı olarak sıcak uygulamasında kanama artarken, soğuk uygulamasında kanama azalır. Sıcak ödemi arttırırken, soğuk azaltır. Sıcak iltihaba bağlı şişmeyi artırırken, soğuk azaltır. İltihabi olaylarda sıcak uygulanırsa kronik yapıdakileri çözücü etkisi olup akut safhaya geçirir.
Soğuk eklem hareketlerini azaltıcı, sıcak artırıcı etki yapar. Hareketsiz olan eklemde harekette ağrı olabilir. Soğuk ağrıyı dindirirken hareketi azaltır, sıcak tersi etki yapar. Yanıkta sıcak tatbiki yanığın şiddetini artırırken soğuk azaltır. |
| |
TENS (transkutan elektiksel sinir uyarımı) |
Hastanın cildine yüzey elektrotları aracılığıyla dikdörtgen dalga özelliği olan (doğru akım) akım impulslarının uygulanmasıdır. Frekansı 1–150 Hertz arasında olan alçak frekanslı bir akımdır. Tens ile akım geçiş süresi, frekansı ve genliği ayarlanarak sinir liflerinin ayrı ayrı uyarılmasını sağlamak mümkündür. Bunda amaç A alfa beta ve gama lifleri gibi kalın çaplı dokunma ve ağrı duyusunu taşıyan afferentlerin seçici olarak uyarılıp, ağrı duyusunu taşıyan diğer lifler için Medulla Spinalis seviyesinde geçişi kapatmak; ya da ağrılı uyaran vererek A delta ve C lifleri gibi ince çaplı ağrı duyusunu taşıyan afferentler uyarılarak daha üst seviyelerdeki inhibitör mekanizmaların aktive olmasıyla ağrıyı ortadan kaldırmak amaçlanır.
Endikasyonları
TENS ‘in en etkili kullanım alanın spazma bağlı kas-iskelet ağrısıdır.
Diğer fizik tedavi yöntemlerinden en önemli farkı kas-iskelet ağrısındaki kısır döngüyü ağrı noktasında kırmaya yöneliktir.
Postoperatif ağrılarda
Doğum ağrılarında
Kronik ağrılarda (disk hernisi gibi)
Artroza bağlı ağrılarda
Artritlerde
Trigeminal nevralji
Brakial plexus lezyonları
Kontrendikasyonları
Kalp pili taşıyan hastalar
Kalp hastalığı ve aritmi tedavisi görenler
Karotis sinüs üzerine uygulama
Gebelik
Hasarlı doku bölgelerinde
Göz üzerine, mukozalara, serebrovaskuler olay geçirenlere ve çok yaşlı bireylere uygulanmaz.
Günümüzde tens 4 yöntemle uygulanmaktadır.
1- Geleneksel yöntem: Bu tedavi şeklinde düşük şiddetli fakat yüksek frekansta uyaranlar kullanılmaktadır. Uyarının frekansı 50–100 hertz arasında, süresi 40–70 milisaniye, akım yoğunluğu ise 10–30 mili amper arasındadır. Bu yöntemde kalın çaplı afferent sinir lifleri uyarılarak, derin sızı şeklindeki ağrılar giderilmektedir. Elde edilen anestezi tedavi sonrasında 3 saat sürmektedir.
2- Güçlü – düşük hız yöntemi: Bu yöntem aracılığıyla uzun aralıklarla güçlü elektrik akımları elde edilir. Uyarının frekansı 1–4 hertz arasında, süresi 10–250 milisaniye, akım yoğunluğu ise 50–60 mili amperdir. Bu yöntemle yüksek eşikli miyelinsiz C lifleri ve efferent motor lifleri uyarılırken, derin sızlama özellikli ağrılar 20–30 dakika arasında azalmaktadır. Elde edilen anestezi 6 saate kadar sürmektedir.
3- Patlayıcı uyarım sistemi: Bu yöntemde zaman zaman yüksek ve alçak frekansta birbirini izleyen uyarılar kullanılmaktadır. Burada 70 – 100 hertz arasında yüksek olan akımlar kullanılmakta, alçak akımlar ise 2 hertz olarak uygulanmaktadır. Bu tedavi şekliyle güçlü düşük hız yönteminden daha az enerji kullanılmakta, kas liflerinin toptan kasılması, derin sızlama türü ağrıların azaltılmasını sağlamaktır.
4- Kısa yoğun etki yöntemi: Bu yöntemde süresi kısa, frekansı çok yüksek olan akımlar kullanılır. Akımların frekansı 100 – 50 hertz arasında, süresi ise 150 - 250 milisaniye arasındadır. Akım yoğunluğu hastanın dayanabileceği kadar artırılır. Sonuç olarak hastalarda 15 dakika güçlü ve sürekli bir parestezi elde edilir. Bu olay fazla sürmez. |
|
| Yüzme |
Yüzme, eksersizin mükemmel bir formudur. Sert zeminde yürümenin stresi olmadan birçok kas kullanılmış olur. Zeminde yürürken atılan her adım hasta bacakta seyreden ve kemik, eklem ve tendolar tarafından absorsbe edilen bir şok dalgası oluşturur. Bu oluşan etki eklem ve kasların travmasına veya yaralanmasına yol açabilir. Yüzme, hayvanın idman yapmasına ve kaslarının güçlenmesine herhangi bir risk olmaksızın katkıda bulunur. Aynı zamanda artmış olan hareket direncinden dolayı hasta bacaktaki kaslar, zeminde yürürken atılan adımlardan daha fazla çalışmak zorundadır. |
| |
| Neden Yüzme |
Operasyona gerekli görülen, fazla kilolu köpekler, operasyon öncesi fazla kilolarını azaltmak veya kas yoğunluğunu artırmak zorundadırlar. Bu amaçla yüzme, en ideal pre-operatif eksersizdir.Post operatif dönemde ise normal eksersiz ile iyileşme sınırlı ve yavaştır.Hidroterapi, gerekli olan eksersizi üstlenerek hastanın kısa sürede iyileşmesine yardımcı olur. |
|
|
|
| |
Suyun Etkisi |
- Bir kütleyi suda hareket ettirmek havada hareket ettirmekten daha da zordur.Böylece kaslar suda, yürüken olduğundan daha fazla çalışır.Buda kasların daha çabuk iyileşmesine yardımcı olur.
- Hidorstatik basınç aynı zamanda ödemin dağılmasına yardım eder.
- Yüzme eksersizi sırasında endorfinler salınarak acı hissini azaltır ve köpeğin kendini daha iyi hissetmesini sağlar.
- Su, zeminde yapılan eksersizlere göre daha fazla ilerleme sağlar.
- Suyun sıcaklığı ortalama 32,22C olmalıdır.Bu sıcaklık yaşlı köpeklerin tedavisinde oldukça etkilidir.Onların üşümesini engeller.Suyun bu sıcaklıkta olması ayrıca toksinlerin dokulardan uzaklaştırmasında kan damarların genişlemesi açısından önemlidir.
- Eksersize yavaş başlamak ve yavaş bitirmek köpeğin ısınması ve laktik asit birikimi önlemek açısından önem arz eder. |
| |
Vücut Kondisyonu |
- Hidroterapideki önerilen görüş, hastalığın erken döneminde başlanılmışsa kas tonusunu devam ettirmektir. Bu, özellikle dejeneratif radicilomyelopaty (CDRM) ve diğer benzer semptom gösteren nörolojik hastalıklarda geçerlidir.
- Gösteri ve yarış köpeklerinde özellikle kış aylarında vücut kondisyonunun sürdürülmesi için yararlı olur.
- Obezitenin kontrol altında tutulabilmesi için önemli bir uygulamadır. |
| |
Hidroterapinin Yararlı Olabileceği Durumlar |
- Ortopedik operasyonlar (Kırık tedavisi, eklem operasyonları)
- CCL, OCD ligament/kıkırdak hasarı, dejeneratif eklem hastalıkları
- Burkulma ve incinmeler
- Kalça ve omuz displazileri
- Kalıtsal ve kongenital durumlar
- Pre-operatif ve post-operatif köpeklerde
- Paralizli ve hareketsiz köpeklerde
- Aşırı kilolu köpeklerde
- Yarış köpekleri ve gösteri köpeklerinde çevikliği ve direnci artırmak amacıyla
- İyileşen köpeklerde (Kısırlaştırma ve sezaryen sonrası)
- Kronik, akut ağrı
- Dislokasyonlarda
- Paralizli köpekler kullanılan ,özel ceketler yardımıyla yürüme fonksiyonları geri kazanırlar.
- Eklem kireçlenmesi olan yaşlı köpekler bu sayede eksersiz yapabilir.
- Obez köpekler yüzme ile daha fazla kalori harcayarak kilolarını dengeleyebilirler.
- İyileşme dönemindeki hayvanlar kondisyonlarını geri kazanabilir. Suyun kaldırma özelliği, minimal riskle potansiyel stersi uzaklaştırıp, hayvanın yitirmiş olduğu güveni kazanmasını sağlar.
- Deri problemleri, düzelen dolaşım sayesinde tedavi edilmiş olur.
- Kırık bir kemik veya kopmuş bir ligamenti olan bir köpek, operasyon sonrası yürümekte isteksiz davranabilir. Uygulanan bireysel hidroterapi programı sonucunda hasta, dikkatli bir tedavi seansına tabi tutulur. Birkaç seanstan sonra etkilenen bölgeyi kullanmaya başlar, hareketlilikte gelişme ve kas tonusunda yeniden artış gözlenerek normal ayağındaki sağlığına kavuşmuş olur. Bu yüzden bazı ortopedik durumlarda preoperatif olarak kas tonusunu geliştirmek, (total kalça çıkığı) post operatif olarak da bu durumu düzeltmek ve geliştirmek amaçlanır. (çapraz ligament kopmasının post operatif bakımı, osteokondrosiz) |
| |
Akciğer |
Suyun altında, suyun içeri sıkıştırmasından dolayı göğüs belli bir basınç altındadır. Bunun anlamı alınan her nefes için hayvanın daha fazla efor sarf etmesi gerektiğidir. Özellikle solunum kasları daha fazla çalışır. Bu durum kasların güçlenmesini sağladığı gibi, bütün respiratorik sistemi de güçlendirir. |
| |
Kalp |
Kalp, çalışan kasların besin ihtiyacını karşılayabilmek için daha fazla çalışmak zorundadır. Köpek için beş dakikalık bir yüzme, beş millik koşmaya eşdeğerdir. On dakikalık yüzme ise yaklaşık bir saatlik eğitime eşdeğerdir. Hidroterapide hayvanın su üstünde durabilmesi ve yaptığı ani hareketler eksersizin etkili olmasına yardımcı olur. Bu birçok hayvan için de oldukça eğlencelidir. |
| |
Hidroterapi Programı |
- Hidroterapi için hazır bir program yoktur.Uygulanan seanslar hayvanın kondisyonuna ve sağlık derecesine göre veteriner hekim tarafından belirlenir.
- Sıcak tutulan kaslar daha kolay gerilir.O yüzden su sıcaklığı önem arz eder.
- Her metre karedeki suyun hidrostatik basıncı 3-7,71 kilogram arasındadır.Bu basınç sirkülasyona yardımcı olur ve yüzerken iyi bir kardiovasküler idman sağlar.
- Her tedavi sonrasında rutine yerleşmiş gerekli bi uygulama olmamasına rağmen köpekler sıcak suyla banyo yaptırılır.Böylece hayvanlar seansın bittiğini anlar.Kurulanırken rahatsız edici sesler çıkarmadan gevşerler. Daha sonra uygulanan kurutma ile fırçalama işlemi ölü kılları uzaklaştırırken bir çok köpeğin hoşuna giden masaj hissi uyandırır.Bu işlemi kurulama takip eder.Daha sonra eksersiz sonrası kasları sıcak tutması açısından önemli olan giysi giydirilmelidir.Bunun için göğüsten karın altına sarılacak bir havluda yararlı olur. |
| |
Rahatlama |
Köpeğiniz hareketli ise yüzme sonrası tipik bir iki davranışta bulunur.Ya daha enerjik olup sonra uyur.Ya da uyur ve daha hareketli olurlar.Bu da salınan endorfinlerden dolayı kendini gevşemiş ve iyi hissetmesinden kaynaklanır.Böylece acı hissi ortadan kalkar. |
| |
Sonuç |
Hidroterapi, operasyonun bir seçenek olmadığı, operasyona alternatif olarak uygulanabilecek,hayvanın kaybetmiş olduğu kondisyonu tekrar kazandıracak bir yöntem sunmuş olur. |
| |
|
|